Otomobil Dünyasında Yenilikler

Son yıllarda otomotiv şirketlerinin geliştirdikleri yeni teknolojiler sayesinde konfor, güvenlik ve verimlilik konularında ilerlemeler kaydedildi. Otomobil dünyasındaki yenilikler bunlarla kalmadı, elektrikli ve otonom sürüş teknolojilerine odaklanan otomobil üreticilerinin gerçekleştirdikleri çalışmalar ile yakın gelecekte sürücüsüz araçların yollarda olması mümkün görünüyor.

Otomotiv şirketleri sürücülere daha fazla konfor ve güvenlik sağlamak için adeta birbirleriyle yarışıyor. Hızla gelişen teknolojiler, konfor ve güvenlik anlamında otomobil dünyasına yeni bir boyut kazandırıyor. Otomobil dünyasındaki son gelişmeler özellikle otonom sürüş teknolojilerinde gerçekleşen ilerlemeler ile göz kamaştırıyor. Otomotiv endüstrisinin önde gelen firmaları, sürücülerin hayatını kolaylaştırmak ve araç içindeki güvenliği en üst seviyeye çıkarabilmek için yeni nesil elektro-mekanik sitemler ve iletişim teknolojilerden de yararlanıyor.

Volkswagen otomobil dünyasındaki yenilikler arasında ilklerden birisini gerçekleştiriyor. Volkswagen’in Dresden Şeffaf Fabrikası’nda müşteriler, üretim sırasında kendi e-Golf’lerini monte edebilecekler. Fabrika çalışanlarının uzman rehberliğinde müşteri, örneğin gösterge tablosunun montaj işleminde, dört istasyonda aktif olarak yer alabilir. Müşterinin aracın montajını tecrübe edebileceği diğer yerler arasında, aktarma organının gövdeye birleştirilmesi ve ön radyatör ızgarasının takılması bulunmakta.

Otomotiv endüstrisinin önemli şirketlerinden, BMW yeni 5 serisine “Driving Assistant Plus” adını verdiği bir akıllı sürüş asistanı ilave ederken, Volkswagen Grubu’na ait markalardan, yüksek performanslı lüks araç üreticisi Porsche, ABD merkezli elektrikli araç imalatçısı ve enerji depolama şirketi Tesla’ya rakip olabilecek bir elektrikli otomobil projesi üzerinde çalışıyor.

Nissan’ın, konsept aracı Vmotion 2.0’da bulunan ProPilot sistemi sayesinde araç sürücünün kontrolünden bağımsız olarak saatte 100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Söz konusu sistem etkin hale getirildiğinde sensörler devreye giriyor ve araç, etrafında yer alan nesneleri algılayarak otomatik olarak durabiliyor. Aracın iç kısmına yerleştirilen yatay ekranda, seyir halindeyken etraftaki nesneler sürücüye gösterebiliyor.

Elektronik sektörünün lider firmaları ile makina öğrenme alanında devrim niteliğinde bir işbirliğine imza atan Audi, otonom sürüş konusunun önemli teknolojilerinin başında gelen Yapay Zeka‘nın (Artificial Intelligence) kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak ve önümüzdeki yıllarda yeni nesil modellerinde yer alacak asistan sistemleri geliştirmek üzere çalışmalarına devam ediyor.

Porsche’nin üzerinde çalıştığı, “Porsche Mission E” olarak adlandırılan ve bataryayla çalıştığı ifade edilen aracın, üretiminin 2020 yılında başlaması planlanıyor. Söz konusu araç tamamlanması halinde Porsche’nin elektrikle çalışan ilk aracı olacak. Porsche, bu aracında bir kamera vasıtasıyla sürücünün göz hareketlerini izleyebilecek. Eğer sürücü, aracın ekranında yer alan menüdeki bir sekmeyi etkin hale getirmek isterse, o tarafa doğru bakıp, direksiyon üzerinde bulunan butona basarak seçim yapabilecek.



Amerikalı teknoloji devi Apple’ın “Sürücüsüz araç teknolojisi” testlerinin Kaliforniya eyaletinde yapılması için izin alındı. Kaliforniya Motorlu Araçlar İdaresinden (DMV) yapılan açıklamada, Apple’ın sürücüsüz araç teknolojisi geliştirmek için yaptığı başvurunun kabul edildiği belirtildi. Böylece, Kaliforniya eyaletindeki kamuya açık yollarda, Apple’ın sürücüsüz araçlarının yetkili mühendisler gözetiminde test edilmesi için gerekli izinler alınmış oldu.

Kaliforniya eyaletinde sürücüsüz araç teknolojisini geliştirmek için otomotiv devlerinden Volkswagen, Mercedes Benz, BMW, General Motors, Ford, Nissan ve Honda’nın izinleri bulunuyor.

Ayrıca, teknoloji devi Google, elektrikli otomobil üreticisi ve enerji depolama şirketi Tesla ile özel araç sahiplerinin mobil uygulama aracılığıyla taksicilik yapmasına imkan sağlayan Uber, Kaliforniya eyaletinde sürücüsüz araç teknolojilerini test ediyor. Sürücülerin araç kullanımıyla ilgili öğrenmeleri gereken en temel konuların arasında park etmek yer alıyor. Bu konu pek çok kişi için güç ve çok da hoşlanılmayan bir görev olmayı sürdürüyor. Artan araç sayısı ve park alanlarının sınırlılığı park etme konusunda sürücülerin işini iyice zorlaştırıyor.

Park etme konusundaki ihtiyaçları dikkate alan Continental, en azından tekrarlayan park etmelerde sürücüleri rahatlatacak bir çözüm geliştirdi. Öğrenme sürecinde, yani rota manuel olarak ilk çalıştırıldığında, sistem sensör verilerinden çevrenin kesin bir haritasını üretiyor ve bu haritayı saklıyor. Araç bu harita kapsamındaki alanda olduğunda, kesin konumunu belirleyebiliyor ve öğrenilen rotayı otomatik olarak kullanabiliyor.

Sürücü, park etme prosedürünü etkinleştirmeden önce araçtan çıkabiliyor. Eğitilmiş Park bu şekilde hem sürücüyü sıkıcı bir rutinden kurtarıyor hem de dar alanlarda park etmeye izin veriyor. Bu sayede sürücü, dışarı çıkma konusunda da zorluk yaşamıyor. Eğitimli Park, 2 versiyon halinde sunulacak. İlk versiyonda kısmen otomatikleştirme sağlanırken, sürücünün denetimi gerekli olmaya devam edecek. Sürücünün bir düğmeye veya cep telefonunda bir tuşa basmaya devam ettiği sürece bu işlev aktif olacak. Bu versiyonun 2020’de seri üretimde olması bekleniyor. Bir sonraki geliştirme adımında, sürücü denetimi gerektirmeyen tamamen otomatikleştirilmiş çözüm sunulacak.

Continental, otoyollardaki uzun sürüşlerde sürücülere destek olmak için de “Seyir Şoförü”nü de geliştirdi. Sistem aktif hale getirildiğinde, araç kontrolü sürücüden alınıyor ve otoyol boyunca trafik koşulları ve yönetmeliklerine uygun olarak sürüş devam ettiriliyor.

Sürücünün otoyoldan çıkana kadar aracı devralması gerekmiyor. Sürücünün sağlık sorunu ya da başka herhangi bir nedenle aracın yönetimini devralamaması halinde araç otomatik olarak güvenli şekilde durabiliyor. Bu işlev, 2020’de üretim için hazır olduğunda Seyir Şöförü’nün bir parçası olarak kullanıma sunulacak.

Audi tarafından geliştirilen sıkışık trafik pilotu, yoğun trafikte 60 kilometre kadar otomatik sürüş gerçekleştiriyor. Audi AI sıkışık trafik pilotu, dünyada SAE standartlarına göre üçüncü seviyede otonom sürüşe olanak tanıyan ilk sistem. Audi AI sıkışık trafik pilotu, yeni Audi A8’in yoğun trafikte 60 kilometreden düşük hızlarda ilerlemesi durumunda, ana yollarda ve iki yönlü trafiğin fiziksel bariyerlerle ayrıldığı çok şeritli otoyollarda sürüş kontrolünü ele alıyor. Sistem, aniden öne geçen araçları algılıyor.

Audi’nin otomotivin geleceği olarak görülen elektrikli otomobiller ile ilgili çalışmalarında da önemli bir yeri olan quattro, yeni nesil otomobiller için de yeniden tasarlanıyor. Markanın geliştirdiği ilk tam elektrikli model olan Audi e-tron’da kapsamlı bir test sürecinden geçen elektrikli quattro sistemi sadece 30 mili saniyede otomobilin nasıl bir zeminde yol aldığını algılıyor. Bir önceki nesilden daha hızlı olarak elektrikli motorun ürettiği gücü, akslara ideal şekilde dağıtıyor.

Toyota, yolları daha güvenli hale getirecek teknolojik sistemler üzerinde çalışmalar yapıyor. ilk kez Japonya’da Toyota City’de gerçekleştirilecek olan bu uygulamada, birbirleriyle bağlantılı olan araçlardan alınan verilerle yol bakım denetimlerinin hızlandırılmasına katkı sağlanacak. Test aşamasındaki çalışmalarda, araçlardan alınan verilerle, gerçek yol koşullarının uyumu görülecek ve buradaki bulgular, daha sonra farklı bölgelerde de kullanılacak.

Toyota geliştirilen bu teknolojinin diğer yol bakım ve denetim işlerini yapan servislere de destek olmasını hedefliyor. Böylece yol çalışmalarıyla ilgili işler daha uygun şekilde yapılabilecek. Bu sistem aynı zamanda günlük kullanımlarda yolların daha güvenli olmasını da sağlıyor. Kaza önleyici çalışmaların yanı sıra, bir felaket sırasında farklı tahliye rotalarının oluşturulmasını sağlıyor.

Connected Car Mühendisi Matt Peirce şöyle açıklıyor: “Jaguar PACE ailesindeki tüm modellere binlerce akıllı sensör yerleştirildi ve sürüş deneyimini kişiselleştirmek, duyuları heyecanlandırmak için sürücüyle, sürüş tarzıyla ve çevreyle etkileşime girmesi sağlandı. Aracın içinden ve dışından veri toplamak, her sürücü için sürüş deneyimini kişiselleştiriyor. Gelecekte bu tür bir müzik teknolojisini her Jaguar’da dahili olarak görebileceğiz. Böylece araç-içi eğlence gelişiyor, evrim geçiriyor ve size adapte oluyor; daha bağlantılı bir deneyim yaratıyor. Gelecekte benzer şarkılar yaratmak için daha fazla müzisyenle çalışmanın sürüş deneyiminize cevap oluşturabileceği anlamına geliyor.”

Jaguar, tamamen elektrikli SUV’u I-PACE ile Dünyada Yılın Otomobili (World Car of The Year Awards) seçimlerinde Yılın Otomobili büyük ödülü de dahil üç ödülün sahibi oldu. Jaguar I-PACE, otomotiv sektöründe eşine az rastlanacak bir başarıya imza atarak, Mart ayında Avrupa’da Yılın Otomobili (Car of The Year 2019) Ödülü’nün ardından, Amerika’da gerçekleştirilen Dünyada Yılın Otomobili Ödülleri’nden 3 önemli ödülle ayrıldı. 2019 Dünyada Yılın Otomobili büyük ödülünün yanı sıra, 2017 yılında F-PACE’in de kazanmış olduğu Dünyada Yılın Tasarımı ve Dünyada Yılın En Çevreci Otomobili ödüllerini de almaya hak kazanan Jaguar I-PACE, elde ettiği bu başarı ile kırılması zor bir rekora imza attı.

Volvo Cars, Volvo kullanıcılarının kendileri, aile bireyleri veya arkadaşları için otomobillerine hız sınırı koymalarına izin veren Care Key’i tanıttı. Care Key, 2021 model yılından itibaren tüm Volvo modellerinde standart olarak yer alacak. Care Key, Volvo sürücülerinin otomobillerini, diğer aile üyelerine veya daha yeni ehliyetlerini almış gençler gibi deneyimsiz sürücülere ödünç vermeden önce, otomobilin üst hız limitine sınır koyabilmelerini sağlıyor. Volvo Cars Mart başında, süratli otomobil kullanmanın tehlikeleri hakkında güçlü bir mesaj vermek için, 2020 yılından itibaren tüm otomobillerine 180 km/saat üst hız limiti getireceğini duyurmuştu; Care Key ise bu duyurunun hemen arkasından piyasaya sunuldu.




Yakın bir gelecekte bütünüyle otonom elektrikli araçların kişisel seyahat ihtiyaçlarına cevap verdiği bir dünya görülüyor. Yeni çözümlerin güvenli, çevreyi koruyan ama aynı zamanda kişisel ve konforlu seyahat deneyimi sunması gerekiyor. Gittikçe artan bir şekilde, otomobil paylaşımı ve aboneliği hizmetleri geleneksel otomobil sahipliği yöntemlerini tamamlayan bir hal alıyor. Birçok kişinin yine de kendi otomobiline sahip olmayı tercih edeceğini düşünsek de, diğer birçok kişi de kullanıma sunuldukça alternatif seyahat yöntemlerine geçecek. Bu tür seyahat çözümleri hem seyahat şeklimizi hem de şehirlerimizi planlama ve kurma biçimimizi değiştirecek.

Sürücüsüz Otomobiller
Elektrikli Otomobiller
Toyota’nın Yeni Otomobil Teknolojileri
Audi’ler artık 3D olarak konfigüre edilecek
Michelin Yeni Nesil Lastikler