Otomotiv Sanayi

Otomotiv sanayi, motorlu karayolu taşıtlarının üretildiği ana sanayi ile bu ana sanayinin belirlediği teknik dokümanlara uygun orijinal ya da eşdeğer aksam, parça, modül ve sistem üreten yan sanayinin tümünü kapsayan büyük bir sanayi koludur. Bu yapısıyla otomotiv sanayi, tüm sanayileşmiş ülkelerde ekonominin lokomotif sanayilerinden biridir. Sanayinin ekonomideki lokomotif etkisinin nedeni, ekonominin diğer sanayileri ile olan çok yakın ilişkisidir. Otomotiv sanayi, demir-çelik, petro-kimya gibi temel sanayi dallarının başlıca alıcısı ve bu sanayilerdeki teknolojik gelişme ve derinleşmenin de sürükleyicisidir. Turizm, altyapı ve inşaat ile ulaştırma ve tarım sanayilerinin gereksinim duyduğu her çeşit mekanik motorlu araç, bu sanayinin ürünleri ile sağlanmaktadır. Ayrıca otomotiv sanayi, savunma sanayisinin de en başta gelen destekçisidir.

Otomotiv endüstrisinin gelişmiş olduğu ülkelerin ekonomileri incelendiğinde, otomotiv sanayinin bu ekonomilerde başrol oyuncularından biri konumunda olduğu görülmektedir. Otomotiv sanayinin ekonomideki bu rolünün nedeni, dinamik ve rekabetçi yapısının yanında, diğer sanayi dalları ile olan bütünleşik ilişkisi olarak görülmektedir. Otomotiv sanayi; demir-çelik, makine, elektronik, plastik, petro-kimya, kauçuk ve cam gibi diğer birçok temel sanayilerin en önemli müşterisi olması nedeniyle bu sanayilerin de gelişimine büyük katkı sağlamaktadır.

Diğer taraftan, otomotiv sanayinin ürettiği ürünlerin iç ve dış pazarlarda pazarlanmasını sağlayan işletmeler ile bu sanayiye yönelik lojistik ve diğer hizmet kollarında faaliyet gösteren işletmeler de göz önünde bulundurulduğunda “Otomotiv Sektörü” kavramı ortaya çıkmaktadır. Söz konusu sektör; finans ve emtia piyasalarında yaşanan hızlı entegrasyon sürecinde, üretim ve pazarlama alanlarında küresel entegrasyonunu tamamlamıştır. Otomotiv sektörü, kalite yönetimi ve verimlilikteki yetkinliğini, küresel ve gelişmiş pazarlara yaptığı ihracat ile kanıtlamıştır. Sektör; gayri safi yurt içi hasıla, imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, net döviz girdisi, istihdam, rekabet edebilirlik, yatırımlar, dışa açıklılık ve makro ekonomik büyüklükler açısından ülkemiz için en önemli sektörlerin başında gelmektedir.

Otomobil sanayi ve Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv sektörü tüm dünyada olduğu gibi küresel gelişmelere karşı duyarlıdır. Küresel ekonomik gelişmeler farklı pek çok unsur nedeniyle dinamik bir yapı içinde gerçekleşir. Otomotiv endüstrisi  üretim maliyetlerinden itibaren satış ve satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerde bu değişimlerden etkilenir.

Dünya otomotiv sanayinde küresel ölçekte 20 civarında ülkede faaliyet gösteren yaklaşık olarak 50 adet motorlu taşıt üreticisi firma bulunmaktadır. Üretim genel olarak otomobil ve ticari araç olarak sınıflandırılmaktadır. Sanayide yapılan üretimin % 90 gibi büyük çoğunluğunu otomobil ve kamyonetlerden oluşan hafif araçlar sınıfı oluşturmaktadır.

Türk otomotiv endüstrisinin temelleri, Türk yapımı ilk otomobillerin geliştirilme çalışmalarına başlandığı 1960’lı yıllara dayanmaktadır. Türk otomotiv sektörü, temellerinin atıldığı yıllardan bu yana hızlı bir sanayileşme ve gelişme süreci içerisinde montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım yeteneği ve geniş üretim kapasitesine sahip dünya çapında bir endüstriye dönüşmüştür. Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarını yakalayan, hatta bu standartların ötesine geçen, günümüz Türk otomotiv endüstrisi, katma değerli üretim anlayışı sayesinde son derece verimli ve rekabetçidir.

Otomotiv endüstrisi, Türkiye’deki imalat sektörünün ana itici güçlerinden biridir. 400.000’i aşkın kişiye istihdam sağlayan otomotiv sektörü aynı zamanda ülkedeki temel işverenlerden biridir. Sektör toplam ihracattaki %16’lık payıyla aynı zamanda ihracat şampiyonudur. En fazla ihracat yapan beş firmadan üçü otomotiv endüstrisinde faaliyet göstermektedir.

2013 yılında araç satışları, 888.571 birime ulaşmıştır. Türkiye, 2013 sonu itibarıyla AB’ye kıyasla beşinci büyük otomotiv pazarıdır. Güçlü satış rakamlarına rağmen 1000 kişi başına düşen 165 araçla Türkiye’deki otomobil pazarı; araç penetrasyonu, ortalaması 500 olan Avrupa’nın hâlâ epey gerisindedir. Bu da otomobil üreticileri ve otomobil markaları için sayısız fırsat olduğuna işaret etmektedir. Otomobil sahibi olma oranının düşüklüğü ile birlikte satın alma gücünün artması, gelecek yıllarda otomobil satışlarının artmasına neden olacaktır. Otomobil kampanyaları, otomobil satışlarında önemli bir etkiye sahip olmakla beraber markalar arasında oluşan rekabeti arttırmakta bu durum otomobil almak isteyen tüketicilerin lehine bir durum oluşturmaktadır. Bununla birlikte otomotiv sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşlar otomobil kampanyaları ile başlayan satış sürecinin oluşturduğu sürecin içinde yer almaktadırlar.

En Çok Satılan Otomobiller
Otomobil Motor Teknolojileri
Türk Otomotiv Sektörünün Gelişimi
Otomobil Segmentleri
Otomatik Vitesli Araç Satışı Arttı